Tekkeköy Tanıtım

TEKKEKÖY ÖREN YERİ 

Hitit ve ilk Tunç Çağı dönemlerine ait buluntular ele geçmiştir. Bu buluntulardan; Çarkta çekilmiş deve tüyü, al renkli keramikler çoğunluktadır. 

Burada bulunan mezarların ilk Tunç çağına ait olduğu saptanmıştır. Gömütlerin yanında keramik, bıçak, kama gibi gereçlerin bırakıldığı görülmüştür. Siyah üzerine ak boyayla yapılmış geometrik desenlerle süslü, dişli, yivli bezemeli kapların yanında, kabartma insan yüzlü vazolar ilgi çekici buluntulardır. 

Bu mezarlardan çıkan eşyaların Anadolu da bir benzerine daha rastlanmadığı belirtilmektedir. 

Tekkeköy Mağaraları: Kalkolitik dönemi sergileyen yerleşim yerleridir. Bu mağaralar doğal oluşmuş ufak mağaraların genişletilerek ve oyularak iskan edilmesi sonucu meydana gelmiştir.Ana kayanın işlenmesiyle oluşturulmuş sarnıç, burç, depo, yol ve merdiven gibi eserler de yer almaktadır. Önceleri denizin mağaraların hemen yanında başladığı, hatta mağaralardaki bazı şekillerden buralara gemilerin bağlandığı daha sonra ise Yeşilırmak’ın getirdiği alüvyonlu topraklarla kıyının dolarak denizin yaklaşık 4 km. uzaklaştığı tahmin edilmektedir. Burada Roma ve Bizans dönemine ait Kilise, Çeşme ve köprü kalıntılarına da rastlanmaktadır. 

Şeyh Yusuf Zeynüddin camii ve Türbesi: Şeyh Yusuf Zeynüddin, Anadolu Selçuklu devleti zamanında yaşamış büyük islam velisidir.Gavs-ıAzam Şeyh Abdülkadir-i Ceylani hazretlerinin torunudur. Camii kendisi tarafından 1285 yılında yapılmıştır. Türbesi ise caminin bahçesinde yer almaktadır. 

Çınaralan Köyü camii: Bugün sadace kuzey cephesi ayakta olan bir kiliseden camiye çevrilmiştir. 

Yel değirmeni: Kutkent-Çırakman mahallesinde kendi adı ile anılan ve rüzgarı çok olan tepeye 1905 yılında Rusya’ya çalışmaya giden Rum halk tarafından yapılmıştır. 

Kemerli çeşme: Kutlukent-Çırakman mahallesindedir.Halen kullanılmaktadır. 

Altınkaya Kilisesi: Kutlukent - Altınkaya mevkiindedir. 

Altı Pencere(Kaya Mağaraları): Kutlu kent-merkez mahallede yarık kaya mevkiindedir. Sarp kayalar üzerindedir. 

Gezi ve Mesire Yerleri 

İlçede Gelemen mevkiinde yer alan Costal ormanları, Karadeniz’de ender kalmış kıyı ormanına güzel bir örnektir. Burası Samsun ilindeki doğal değeri yüksek alanlardan biri olarak belirlenmiştir. 

Costal mevkii doğal plajı özelliği taşımaktadır. Kıyıdaki Hacı Osman korusu ve içeriye girildikçe yüksekliği 700-800 m. civarında olan Kapaklı Pınar tepesi, Kıran tepe, Azman tepesi, sahile yakın Asarağaç Tepesi piknik ve mesire yeri olarak uygun mekanlardır. 

Tekkeköy deresi vadisi doğa ile baş başa kalmak isteyen insanlar için en uygun yerlerden birisidir. Tekkeköy mağaraları ise özellikle gün batımında ilginç görüntüler oluşturmaktadır. 

Kutlukent - Asarağaç Mahallesi Tuzla mevkiinde 50 dekarlık ormanlık arazi piknik ve doğa yürüyüşlerine hazırlanmaktadır. 

BELİRLİ GÜNLER 

Genellikle Büyüklü ve kışla yöresinde panayırlar düzenlenir. Bu panayırlarda yağlı pehlivan güreş müsabakaları ve çeşitli eğlenceler yapılır. 

Mayıs ayının 6. günü Hıdrellez kutlamaları yapılır. O gün kimse iş tutmaz, piknik yapılır, oyunlar oynanır, adaklar adanır. 

Genellikle mübadil köylerinde kutlanan Pilav Bayramı, Çal Bayramı, Dede dağ Bayramı,Koyun yoğurt Bayramı vardır. 

FOLKLORİK DEĞERLER 

Yöre insanı yerli halk, dışarıdan gelenler ve mübadiller olmak üzere üç gruptan oluşmaktadır. Mübadil gelen halk kendi kültürel özelliklerini korumakla birlikte, diğerleriyle de kaynaşmışlardır. 

Yörede oynanan oyunlar çok çeşitlidir. Yerli halk arasında Çiftetelli, karşılama ve horon oyunları yaygındır. Oyunlar tek davul çift zurna veya kemençe eşliğinde oynanmaktadır. Yerli halkın düğünlerde “Öndül” ve güreş müsabakaları düzenlenir. 

Mübadil düğünlerinde ise konuklar bir bayrağa para asarak, koç ve dana gibi hediyelerle yola çıkar, düğün evine yaklaşırken bir haberci aracılığıyla yada havaya ateş açarak geldiklerini haber verip karşılanmak isterler. Düğün evi de onları davul zurna ile karşılamaya gider. Düğün alanına gelen konuklara ikramlarda bulunulur. Damada düğün alanında tıraş yapılırken,yakasına para asılır. 

Oyunlar ise Cuguş (Zigoş), karşılama,Debreli hasan, Telgrafın Telleri, Tombul Gelin, Kamber, Hüseyin ağa,Çoban kızı, Kasap oyunları, Çiftetelli, Mevlana vb. gibi oyunlardır. 

Hıdrellez kutlamalarında kızlar tarafından erkeklere yakıştırmalı maniler söylenir. Dilekler tutulur. Yapılan yöresel yemekler yenir. Genellikle mübadil köylerinde kutlanan Pilav, Çal,Dede dağ,Koyu yoğurt bayramlarında müşterek para toplanarak, köy meydanına kazanlar kurulur, komşu köylerden misafir davet edilerek yemekler yenir. 

Yörede mevsimine göre yağmur duasına da çıkılır. 

YEMEKLER 

Yöre yemekleri arasında Kazlı Pilav, Etli yufka, Fırın kebabı, Kuskus, Düğün Çorbası, Etli kazan pilavı, Gama denilen pide, Tarhana yaygın olarak yapılmaktadır. Tekkeköy da hamsili yemeklerde yapılır. Bunlar; Hamsi Tava, Hamsili Pilav, Hamsili ekmek, Kiremitte Hamsi gibi yemeklerdir. 

KONAKLAMA VE YEME- İÇME 

İlçede bulunan turistik belgeli otel Çavuşoğlu oteli ve dinlenme tesisleri, Çarşamba yolu üzerinde, Tekkeköy sapağından az ileride yer alır. İlçede lokantalar mevcuttur. Kutlu kent Kirazlık mevkiinde yolculara ve yerli halka hizmet veren yeme-içme tesisleri de yer almaktadır. 

Tekkeköy Mağaraları 

İlimiz Tekkeköy sınırları içerisinde yer almaktadır. Samsun’a 14km. , Tekkeköy merkeze 1 km. uzaklıkta olup Paleolitik ve Kalkolitik dönem yerleşim yeridir. Bölgede ilk yaşam izlerinin görüldüğü bu mağaralar doğal olarak oluşmuş küçük mağaraların genişletilerek oyulması ile ortaya çıkmıştır. 

1941 yılında Prof. Dr. Kılıç KÖKTEN başkanlığında Tahsin ÖZGÜÇ ve Nimet ÖZGÜÇ ‘ten oluşan bir heyet tarafından yapılan kazılar bir ay sürmüş , sonuçta Paleolitik Çağ, Mezolitik Çağ , Tunç Çağına ait buluntular ortaya çıkarılmıştır. Çınarcık ve Fındıcak vadilerinin kesiştiği yerde bulunan ve her iki vadiye de hakim olan Delikli Kaya’nın geç dönem bir Frig Kalesi olduğu bilim adamlarınca incelenmesi neticesinde tespit edilmiştir. Bu mağaralarda yaşayan Paleolitik Çağ insanı madeni tanımamış, bütün aletlerini taş, ağaç ve kemikten yapmıştır. Geçimlerini avcılık ve toplayıcılıkla sağlamışlar, taştan yontmak sureti ile yaptıkları el baltaları, mızrak uçları, kesiciler, kazıyıcılar gibi çeşitli aletleri kullanmışlardır. 

1100’lü yıllarda Selçuklu Türklerinin buraya gelerek “Sarımsak Köyü” ismi ile anılan yere yerleştikleri bilinmektedir. O zamanlar Orta ve Doğu Karadeniz’in ulaşım merkezi olarak stratejik önemi olan bu yere Büyük Türk Velisi Şeyh Zeynettin gelerek bir tekke kurmuştur. Bu tekkede Türk-İslam geleneklerine göre din, ırk ve mezhep farkı gözetmeksizin fakir yolculara ve ihtiyaç sahiplerine yardımlar yapılmıştır. Daha sonraları Sarımsak Köyü, Çakaloğlu, Damlıova ve Öküzoğlu yerleşim birimleri birleşerek TEKKEKÖY adını almıştır.